22 Kasım 2024 Cuma

SESLİ MEKTUP (ANI)

 


Sevgili ilk gençliğim, on beş yaşım; 

Sana on dokuz yıl öteden sesleniyorum. Doğduğun büyüdüğün o küçük ilçeden çok uzakta bir yerde. Kalabalık o aile apartmanında gözlerin hep uzaklara dalardı. Dağların ötesini merak ederdin. Göklerin ötesini, ölümün ötesini. Bir yerlerde başka hayatlar vardı. O hayatları ve ötesini. İçindeki o bilinmez hüznün huzurunu uzaklarda sanırdın. Sana şimdi çok uzaklardan sesleniyorum aynı hüzünle. 

 Seni anlıyorum. Çocukluğa yeni yeni veda etmiş olmanın ağrısı var üzerinde. Gençlik denen hırka ya dar geliyor üstüne ya da çok geniş. Duyguların o hırkayı giyemeyecek kadar coşkun. Ne içinde akan hislere yetişiyorsun ne senden beklenen vakara sığıyorsun. İlk ağlayışın kalbinin karşısında. İçindeki seslere ilk uyanışındasın. Bir kavga, bir anlaşmazlık var içinde. Ne zaman bir hüzne gark olsan öldüm sanıyorsun. Doğumları ölümlerin doğurduğundan habersizsin. 

Çok öğütler veriliyor kulağına küpe yap diye. Teorik her bilgi imitasyon küpe gibi alerji yapıyor bedenine. Halbuki sen düşüp kalkarak öğrenmenin yaşındasın.    

Hani çaresizliğin ağrısını ilk kez hissettiğin o bazı düşmelerin vardı ya. İyi ki düşmüşsün. O zamanlar yaşadığın her düşüş ve yeniden kalkış hala rehber oluyor sana.  O zamanlar döktüğün gözyaşları bahar denizinin ortasında bir fener gibi ışık saçıyor hayatına. 

Merak ediyorsundur on dokuz yıl sonraki halini.  Sana buralardan haber vermeyeceğim. Yaşadıkça öğreneceksin yolun dümdüz ilerlemediğini, her kaybın kayıp, her kazancın kazanç olmadığını.  Onsuz, bunsuz yaşanabildiğini Allah ’sız yaşanamayacağını. Zamanla göreceksin, insanların düşmeleri, Allah’ın kalkmaları hesap ettiğini.  

Şimdi git. Annenin sesine sarıl, babanın yumuşacık ellerini öp. Buğulanmış camlara kalp çiz, oklar döşe iki yanına. Okul defterine aşk şiirleri yaz. Hayat sevince güzel nasılsa. 

Bahar Gök Barman 

27.10. 2024 

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

En yeni

İÇERDEKİ KİTABI OKUMAK

Penceremin hizasında, boynunu sokağa doğru eğip etrafı aydınlatan sokak lambası tanır beni. Onu izlerken hüzün denizine nice göz...