18 Mayıs 2026 Pazartesi

Gögercinim

Sübbûhun Kuddûsün Rabbünâ ve Rabbü’l-melâiketi ve’r-rûh…” 

Yetişmeliyim, dedim kendi kendime. Geç kalırsam endişelenir. Herkes çocuğunu alıp giderken o sınıfta öğretmeniyle tek başına kalırsa üzülebilir. Zamanında orada olmalıyım.
Bütün bu düşüncelerle alışverişten ayrılıp okula doğru hızlı adımlarla yürürken, ana yola bağlanan bir ara caddenin ortasında ölü bir güvercin gördüm. İstemeden yürüyüşüm hızlandı.
“Allah’ım… Ne olur, ölmüş olsun.”
Ya hâlâ ölmediyse? Ya şu an acı çekiyorsa?
Belli ki araba çarpmıştı. Bedenim o ara caddeden uzaklaşmıştı ama vicdanım orada kalmıştı.
“Öldüyse kenara almalıyım,” dedim içimden. “Daha fazla ezilmemeli. Ölmediyse de hiç olmazsa yolun kenarına almış olurum.”

Yaşarken Allah’ı zikreden; görüntüsüyle, sesiyle insana huzur veren bir canlının bedenini yolun ortasında mı bırakacaksın?

Bir anda geri döndüm. Hızla yürürken bir yandan da onu neyle kaldırabileceğimi düşünüyordum. Etrafıma bakındım. Elimdeki kargo poşetini açtım. Satmak için sipariş verdiğim bebek bandajlarını çantama boşalttım.

“Sübbûhun Kuddûsün Rabbünâ ve Rabbü’l-melâiketi ve’r-rûh…”

Kimden duymuştum, bilmiyorum. Ama duymuştum işte… Güvercinlerin zikriymiş bu. Güvercinlerin çok olduğu yerde huzur olurmuş. Ömrü Allah’ı zikirle geçmiş bir güvercin…
Bir an içimden geçti:
“Gögercinim…”
Tabii ya. Babam bana öyle derdi. “Gögercinim” diye severdi beni.
Kargo poşetini yırttım, genişlettim.
Ölmüştü.
Kafası yoktu.
Kanatlarıysa hâlâ ipek gibiydi. Pasparlaktı. Hâlâ güzeldi.
Çöp konteynerinin üstündeki kasayı aldım. Güvercini  ite ite kaldırımın kenarına getirdim. Kargo poşetiyle tutup cesedini kaldırdım, konteynerin üzerine koydum. En azından daha fazla ezilmeyecekti. Bir zamanlar uçarken hayranlık uyandıran o güzel kuşun, yolun ortasındaki o yürek burkan hâlini artık kimse görmeyecekti.
Sonra hızla ayrıldım oradan. Oğlum beni bekliyordur.
Ya geri dönmeseydim?
Ya basıp gitseydim?
Kafası ezilen o güvercinin kanatları da ezilseydi…
Ya içimdeki “geri dön” emrine uymasaydım?
O huzursuzlukla nasıl yaşardım?
Tam okula girecekken iki güvercin tepemde dönüp durdu. Sanki dostlarını caddenin ortasında bırakmadığım için teşekkür eder gibiydiler.
Güvercine kıyamayıp bedenini caddede yok ettirmeyen Allah… Teşekkürü alan kusurlu kul.
Birkaç gün sonra bir mesaj aldım.
Zilhicce ayında çekilecek tesbihler…
“Sübbûhun Kuddûsün Rabbünâ ve Rabbü’l-melâiketi ve’r-rûh…”
Mayıs 2026
Liverpool 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

En yeni

İÇERDEKİ KİTABI OKUMAK

Penceremin hizasında, boynunu sokağa doğru eğip etrafı aydınlatan sokak lambası tanır beni. Onu izlerken hüzün denizine nice göz...