Ey gönül sularını alevlerin kuruttuğu yolcular, varılacak vahaya ulaşabildiniz mi? Bir gölgelikte teselli bulabildiniz mi? Ben, ellerimde kılıçla ardınızda kaldım; sadrımdan çıkan düşman askerleriyle savaşırken.
Ümit, imanımın hemen yanı başındaydı. Bu yüzden onu hiç bırakmadım. Okumayı bilmenin kibrinden sıyrıldım ve manayı, yüzünü güneşe dönmüş ruhumla kavramaya çalıştım. Karanlığın ağzında debelenirken bile ışığın bir rüyadan ibaret olmadığını kendime sürekli hatırlattım.
Sadrım zifiri bir karanlığın içinde daraldığında, Yunus Peygamber’i ve onu yutan balığı hatırladım. Fikrimi, zikrimi ve seyrimi dua ile yıkadım. Sonra karanlığı, içime düşen kuyunun içine doldurdum ve o kuyunun dibine bir lotus tohumu bıraktım.
Şimdi size soruyorum: Bu yollarda kaç kılıç kuşandınız? Kaç kez kendi kalbinize uzanmak için bir kuyunun dibine indiniz? Kaç karanlığın içinde ışığın hakikatine tutundunuz?
Bahar Gökbarman
Haziran 2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder