27 Nisan 2025 Pazar

ÇÖL IZDIRABI (ÇÖL GÜLÜ)




İnsanın koklayamadığı bir gülü tüm anlamlı kelimelerle sulaması akıl işi değil. Bu yüzden kalbimden geçen tüm cümleleri gözyaşımla yaktım.   

 Sana ait şeyleri kar taneleri gibi tuttum içimde. Yağdıkça yollarımı kapladılar. Sonra kar kuyularına saldım her taneyi. Yollarım açıldı.  Yüklerimden arındım. Seni yük olarak görmem kalbimin hissi değildi. Akıl işiydi. Kalbim seni kıyamete kadar taşısa yorulmazdı.   

Şiire sığınmak istedim. İnsan yanarken yanardağa sığınır mı? Akıl işi değil. Oradan da kaçtım.   

Senin suladığın ağaçlarda çiçekler açarken, ellerinden ırak bir ağacın dalları kurudu. 

Senin sesinle uyanan bir bahçe güneşi içerken, sabaha sessizliğinle uyanan bir kentin gülleri açmadı. 

Kalbimden geçen tüm mümkünsüzlüğünü kabul ederek senden her dilde vazgeçtim. Tüm dilsizliğimle yorulmaya devam etti kalbim. Denizlerim çekildi. Yosunları kuruttu güneş. Yol alması gereken gemiler kuma battı. Mevsim ne olursa olsun bir türlü ısınmadı ellerim. 

Seni bekleyememenin, seni hiçbir kelimeyle istememenin, seni hiçbir dilde yaşamamanın yorgunluğunu hissettim.   

Mümkünsüzlük denizinin dalgaları çarptı kalbime. Aynı sahile vuran balıklar birbirinden habersiz öldü. 

 

  Biz hem vardık hem yoktuk 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

En yeni

İÇERDEKİ KİTABI OKUMAK

Penceremin hizasında, boynunu sokağa doğru eğip etrafı aydınlatan sokak lambası tanır beni. Onu izlerken hüzün denizine nice göz...