4 Mayıs 2025 Pazar

DOSTA MEKTUP 4




Ey Dost, 

 

Dinen fırtınalardan kalan bir bahçe gibiyim. Yere devrilmiş dallarıma kuşlar konuyor, köklerinden kopan ağaçlarım var. Yine de sincaplar hâlâ gövdemdeki oyuklara yuva diyor. Ben fırtınanın adını bilmem, ona sadece dost derim. Bahçelerim neden var, bilmem. Devrilmiş dallarımda hâlâ cıvıldayan kuşlar, yere yığılmış ağaçlarımda yaşamaya devam eden sincaplar benim umudumdur. 

 

Gece vakti uyanıyorum; bir zelzeleden arda kalan şehir gibi. Bir kuş ötüyor karanlıkta. Sesinde telaş yok. Sanki bu şehrin sakini değilmiş gibi huzurla duruyor. Kıyamet günü o kuş derse: “Rabbim, o uyudu ama ben seni zikrettim.” Ne derim ben? 

 

Bir kuş kadar olamayan yıllarımın enkazlarından kurtar beni, Ya Rabbi. Annemin kucağına verildiğim gün gibi ak pak eyle beni. Huzuruna gelmek için çırpınıyorum; fırtınalı bir gecede limana ulaşmaya çalışan bir gemi gibi. Savruluyorum, korkuyorum, ağlıyorum. Sabrım yetmiyor, tahammülüm çatlamış bir testideki su gibi. O suyu boşluğa sızdırıyorum. Bendeki her çareye başvuruyorum; halbuki doğrudan sana koşmak varken acziyetimi unutup başka yönlere savruluyorum. Aklını yitirmiş biri gibi... 

 

Sana gelen yollar kolayken en karmaşık yollarda kayboluyorum. Sonunda “Dost! Dost!” diye haykırıyorum. 

 

Ah benim en kolay yoldan gelmeleri bilmeyen gafil hâlim! Ah, geç de olsa üzerimi örten dostun şefkati... 

 

Fırtınadan kalan bahçeler, zelzeleyle uyanan yıkık şehirler, dalgalar arasında limana ulaşmaya çalışan gemiler senindir. Onaran sensin, iyileştiren sensin. Gecenin ardından göğü kızıla boyayıp, mavi sabahla bizlere teselli veren yine sensin. Senin için dökülen gözyaşlarına inci deyip kıymet veren de sensin. 

 

Beni kapından ayırma, Rabbim. 

 

28.03.2025 Cuma 

Liverpool 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

En yeni

İÇERDEKİ KİTABI OKUMAK

Penceremin hizasında, boynunu sokağa doğru eğip etrafı aydınlatan sokak lambası tanır beni. Onu izlerken hüzün denizine nice göz...