
Karanlıklar değildi zor olan; karanlıkta yalnız hissetmekti asıl sancı.
Yalnızlık, nefsime yakınlığımın ve senden uzak düşmüşlüğümün ızdırabıydı. Hareketsizliğimin neticesiydi. İçimdeki hareketsizliği ve ondan doğan yalnızlığı kırmak için çok yürüdüm. Caddeleri, sokakları dolaştım. Ağaçların şehrinde gezindim. İçimde, dağlara kadar yükselecek gözyaşı vardı.
Nefsini bilmek ne demekti? Neydi aşamadığım çentikler? Hangi kuyuları evim sanmıştım?
Camdan aynalar, içerdeki kusurlara kör, sağır, dilsizdi. Bana etten, bedenden, ruhtan, kalpten bir ayna gerekti.
Ne kadar çok anlaşmazlık var içimde! Bitmek bilmeyen savaşlarda nasıl galip gelsin ruhum nefsime? Nefsime boyun eğmeyi nasıl öğretirim, bir ahtapot gibi yerleşmişken bedenime?
Medet, medet! Dedim. Kılıçla, silahla zafer elde edemeyeceğim bir savaşın ortasındayım, medet!
Medet, düşman da içimde, dost da. Karanlıkta benden yayılır ışık da.
Nereye gideyim? Kime gideyim? Kim tutar kalbimin ellerinden? Kılıçsız, silahsız savaşların galibi hangi kelimelerdir?
Bana bir yağmur gerek; niyetlerimi yıkayan, kalbimin sokaklarına baharı getiren, hayatı temiz bir sayfa gibi bana yeniden giydiren.
Nisan 2025
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder