sabırlarını yazgısına aşılayan kadınlar
iyi bilirler yalnızlığın kalabalıktan yaratıldığını
kandilsiz gecelerde uğrun uğrun Allah’la konuşmayı
kıvranırlar rüyaların hududunda
kimse bilmez içtikleri zehir mi şarap mı?
murat nehri sular
kadınların çatlayan dudaklarını
kış damlardaki buz saçakları
heybet dağındaki efsanelerin şahlanışı
tarhana kokan kalabalık yer sofrası
karın yağmura ansızın yakalanması
kış allı pullu bir gelinin avluya çeyiziyle varması
bacalardan tüten göç dumanı
çorapları ıslak öksüz bir çocuk ayağı
çatlak ellerle dikilmiş yünlü yorganın üşüyen sıcağı
durmuş bir saattir artık yaşamak son kışın kollarında
çiçekli şalvarlar kalır askıda
murat bir yunus gibi ağıt yutar kıyılarında
söyle murat!
Susarak çoğalan kadınlar nasıl sığar bir mezara?
Bahar Gök Barman
18.12.2020
Liverpool

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder