18 Ocak 2025 Cumartesi

Yarım Kalmış Uğultular (deneme)

 

 

Bir nehrin ortasında hızla akıyorum. Suyun elleri öyle sıkı tutuyor ki bedenimi, hiç sağa sola yalpalamıyorum.  

Zaman, hız ve su bir uyum ile ilerliyor. Dışardan derli toplu görünüyorum İçerisi epey dağınık. Dağınıklığım birden fazla huzursuzluk barındırıyor içinde.  

 Görünmeyen yükleri oluyor insanın. Görünmedikleri için leş gibi ağırlar. Görünmedikleri için hiç susmuyorlar. Bu, ertelenen işlerin olmadık yerlerde tepecikler kurup insana yük olma hali.  

Ertelemek mefhumu iç bunalımlara sebep olan uğultulu bir ses gibi hayatımın ortasında duruyor. Erteleyişlerimi, hazır olmayı bekleyiş sanıyorum. Bunun bin parçadan oluşan bir yanılgı olduğunu bilmeme rağmen aldanıyorum. Bu his minik lego parçaları gibi her yerde.   

Bu uğultunun üzerime yapıştırdığı bir arıza var: bakmak. Her günüm bakmakla geçiyor; geçmiş acılardan kalan izlere, henüz gelmeyen ertesi günlere, pencereden göğe, yataktan tavana, yolda taşlara, bir romandaki baş kahramana. 

 Bakarak sızdırıyorum düşünce yığınlarını ve bilinçsiz duygu esaretlerini.  Böyle bir bakmak işte,görmek değil. Aklın basıncını azaltmak için zihin odalarında nefes alanı açmak, iç kuytulardaki esintileri oyalanış çaputuyla tıkamak, beni bekleyen o kuyuya hiç dalmamak uğruna mış gibi yaşamak.  

‘İnsanlar da kuyuya benzer, içlerinde boğulabiliriz’ demişti Tanpınar. Peki ya kendi kuyumuz?  İnsan kendi kuyusuna dalmadıkça hırıltılı bir nefesle yaşamaya mahkûm kalıyor. Kendini tanımadıkça yırtıklarla baş edemiyor.  Zihnine üşüşen allı pullu hantal düşünceleri savuramıyor üzerinden.  Kendini bilmek niyetiyle yola çıkmayan insan, o son odadaki definenin hayalini kuramıyor.  

   Kendimi nedamet dolu bir nihayetin içinde bulmak istemeyişimin huzursuzluğunu giderecek tek kelime var: Hareket.  

Önce içten, sonra dıştan hareket. Başka türlüsü tazeleyemez durgun bir su gibi bulanan yaşama sevincimi.  

. 

Bahar gök barman 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

En yeni

İÇERDEKİ KİTABI OKUMAK

Penceremin hizasında, boynunu sokağa doğru eğip etrafı aydınlatan sokak lambası tanır beni. Onu izlerken hüzün denizine nice göz...