18 Temmuz 2024 Perşembe

Dünyanın çehresi (şiir)










 

gözleri ezana uyanmamış 

omurgaları ölümü tatmamış 

güneşin bataklar ardında battığı ülkeler 

bir keşkül taşır kamburunda 

hakikat dilenir sırt çevirdiği topraklardan 

mermi olup boşaldığı minare duvarından 

ihtişamının kör aynasında saklar acziyetini. 

kibrini inşa eder güneşe diklenen yapıtlarla. 

esir olur yağdırmadığı kurşunlara. 

korktukça mermi kusar havaya. 

 

bazı geceler kurşun sesi tutar bedenimi 

bir üşütme gibi 

yitenlerin gölgesinden kaçarak, 

terk ederim yatağımın gövdesini. 

kim demiş ki uyku siler sancının emaresini 

ölüm bile örtemezken bir duvak gibi 

bağrındaki gelinlerin hikâyesini 

 

bazı geceler, Kurşunlu yolların düşünden uyanırım. 

duvar tutar öfkelerimi. 

ey duvar! 

gaflet; idam ipiyle boğacağını sanmaktır 

hakikatin nefesini 

güneşin ateşini 

diklenmektir Nuh’un gemisine 

tufanı elleriyle örtmektir kendi kaderine 

 

 

ey duvar tut öfkelerimi! 

dua sarsın ışığıyla gönlümü 

göklerde Allah’a baş verenlerin düğünü 

yerden yükselen ahların ıslak huzmeleri… 

 

dünya: bir savaş çemberi. 

Firavun ’un gölgesindeki kibir, 

kirletmekte toprağın sessizliğini 

Musa karanlıklar arasında ışımakta 

Mısır hala nur, Yusuf, kuyu, ateş 

savaş, çöl, hakikat ve Güneş 

 

Kudüs hala aydınlığın yüzü, 

bir avuç çiçek tohumu gibi 

oradaki anneler güneşe gebe kalır 

zamanı emzirir kucağında. 

Bezm-i elleste verilen sözü içer evlatlar, 

bıçak yarıklarına kurşun girmiş insanlığın ilacına 

 

anne ölünce bir çiçek açar Kudüs’ün baharında. 

bahar yalnızca orada anne kokar. 

 

Bahar Gök Barman 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

En yeni

İÇERDEKİ KİTABI OKUMAK

Penceremin hizasında, boynunu sokağa doğru eğip etrafı aydınlatan sokak lambası tanır beni. Onu izlerken hüzün denizine nice göz...