17 Temmuz 2024 Çarşamba

sararmış İstanbul (şiir)


 sararmış İstanbul


Üsküdar’a prangasız gülüşlerle bakmadım hiç 

değmedi gözlerim seyrine omuzlarında 

yakamoz sererken ışığını denize… 

yürümedik tarihi akislerin çarptığı sokaklardan Galata’ya 

günü batırmadık hiç Çamlıca’da 

bir seher vaktinin eteklerinde misafir olamadık Eyüp Sultan’a 

ziyaretler birikti derunumda günbegün 

palazlandı geceler boyuna 

çekildi güneşin ardına 

var olan yokluğun buğulandı iç tepelerimde 

kırık bir gergefe nakışladım seneleri, 

gri ve dua mavisi 

geven bohçaladı yürüdüğüm patikaları 

üstüne çıdam mefhumunu serip yürüdüm 

 

İstanbul’u sorma bana anlatamam 

benim İstanbul’um rahlemdeki Mushaf 

yalnızlığı adımladığım sahil 

bana koşan bir çocuk sesi 

omuzladığım iç endişesi  

zamanından artakalan varlığının bilmecesi 

 

bana İstanbul’u sorma anlatamam 

benim İstanbul’um dizelerden kaçan bir peri 

toprak, çocukluğa veda  ve inilti 

tutsaklığından sıyrıldığım sevda 

Allah, duvar, gece eyvah ve dua 

 

benim İstanbul’umu yaksak, 

gece gündüz doğurur sokaklara 

senin İstanbul’unu yaksak, 

 külden kuyu zuhur eder ince ağrıma 

 

yaşamadım sayarım  

kırık gergeften düşen  sararmış İstanbul’u 

 

Bahar GÖK BARMAN 

 2019

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

En yeni

İÇERDEKİ KİTABI OKUMAK

Penceremin hizasında, boynunu sokağa doğru eğip etrafı aydınlatan sokak lambası tanır beni. Onu izlerken hüzün denizine nice göz...