bizim oralarda kimse kimsenin yarasını yormazdı
kadınların ayak izlerini aydınlatırdı ay ışığı
buğday kadar emek vardı adamların ütülü gömleğinde
bizim kadınların kelimeleri saksılarda menekşe açardı
O yüzden bir sarmaşık gibi hududumda yeşeriyor kadınlar
yürüdüğüm her şehirde tutunacak bir nehir
her limanda ceplerimde kalabalık bir yuva var
banyon ağacı gibi dallarımdan kök salarak uzanıyorum
adem’e öğretilen kelimelerin toprağına
havva’nın yeryüzüne ilk inişi kadar yabancıyım
gülüşümü Doğulu bir nişane gibi gezdiriyorum yanımda
hürce leyla’yı arıyorum londra’nın ortasında
bahar gök barman
liverpool
(son iki dize Sezai Karakoç şiirine telmihtir)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder