19 Temmuz 2024 Cuma

hayat heybem (şiir)











 

desen ki, 

al ömür ağacının gövdesinden dikili günlerini 

sök dikişleri, hayat doldur heybeni 

bir yumağa sarardım annemin gençliğini, 

babamın şefkat yeşili gözlerini... 

 

kucaklardım, 

kıyıya vurmuş çocukların kalan günlerini 

bir babanın çöl kumuna dönen kalbini 

elma kokusuna koşan Halepli çocukların nefes izlerini 

bir kâtibin kalemini 

hırpalanmış bir şairin kavrulmuş dizesini 

belki sığdıramam içime Fırat’ı ve Dicle’yi 

heybeme nehirlerden bir şişe hayat alsam kâfi. 

 

salavat yağdırırdım eşref saatinde 

heybemdeki çocukların mezarına 

meşalem olurdu miraç’ın doğurduğu insanlık hediyesi 

son mührün her izi 

 

sabır, sessizliğiyle örtsün diye hoyrat dalgaları 

saatime Yusuf yazardım. 

bir lokma ekmekle Zülküfül’ü anardım. 

bereket eserdi buğday tarlalarına 

peygamber eli kokardı un kapları 

 

bahar gök barman  

17.02.2019 

İstanbul 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

En yeni

İÇERDEKİ KİTABI OKUMAK

Penceremin hizasında, boynunu sokağa doğru eğip etrafı aydınlatan sokak lambası tanır beni. Onu izlerken hüzün denizine nice göz...